Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/29194 E. 2015/27484 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29194
KARAR NO : 2015/27484
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 15.08.2011 tarihli noter satış sözleşmesi ile ikinci el 2009 model bir araç satın aldığını, satın aldıktan sonra aracın pert kaydı olduğunu öğrendiğini, satış gerçekleşmeden önce bu konuda kendisine bilgi verilmediğini, aracın durumunun kendisinden gizlendiğini, ileri sürerek aracın davalıya iadesi ile satış bedeli ve noter masrafı olan 26.575,42 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ayıba dayalı bedel indirimi davası olarak kabulü ile; 4.500,27.-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile satış bedeli ve noter masrafı olan 26.675,42 TL’nin tahsilini istemiştir. Harca esas değer 26.675,42 TL olup mahkemece davacının davasını seçimlik haklarından bedel tenkisi olarak dönüştürmesi göz önüne alınarak 4.500,27 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Karar tarihi olan 31.12.2014 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine nisbi olarak hesaplanan 2.649,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece,26.675,42 TL nin tahsili talebi ile açılan davanın 4.500,27 TL üzerinden kısmen kabul edildiği gözönüne alınarak red ve kabul edilen miktarlara göre yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki 2. ve 3. bentte açıklanan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek, bu bende de “davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.649,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “toplam 737,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine “..toplam 737,55 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 612,65 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.