YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29358
KARAR NO : 2015/27982
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 2.400,00 TL borç verdiğini, davalının bir kısım ödemelerinden sonra 2.300,00 TL borcu kaldığını, davalının, borcu olduğunu…. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/47 Esas ve 2012/115 Karar sayılı dosyasında da kabul ettiğini ileri sürerek, 2.300,00 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; davalıya 2.400,00 TL borç verdiğini, bununla birlikte davalının 2.300,00 TL’sini ödemediğini ileri sürerek, 2.300,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davaya konu uyuşmazlık değerinin 2.700,00 TL olduğu, senet ve belge ile ispat zorunluluğu bulunduğu ve ceza yargılamasında sanık sıfatı bulunan borçlunun ceza dosyasındaki kabul ve ikrara ilişkin beyanı hukuk mahkemesi huzurunda da kabul edilmedikçe dosyada delil olarak değerlendirilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Yasa’nın senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200. maddesinde; hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değerlerinin 2.500 TL’yi geçmesi halinde senetle ispat zorunluluğu bulunduğu düzenlenmiş olup, dava konusu miktarın bu değerin altında olması nedeniyle tanıkla ispat edilebileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece davacının tanık deliline dayandığı gözetilerek, davacının gösterdiği tanıklar dinlenmek ve dinlenen tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.
Yine… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/47 Esas 2012/115 Karar sayılı dosyasında; davacının müşteki, davalının ise sanık sıfatının bulunduğu, davalının, sanık olarak hakim huzurunda alınan savummasında; “… işyeri dokunulmazlığını ihlal etmem gibi bir durum söz konusu değildir, benim müştekiye elden para almam nedeniyle 2.300 TL borcum vardı, bu 2.300 TL’nin 500 TL’si haftalığımdan kesildi, ben 3 ay kadar da sigortasız çalıştım, bu sigortasız çalışmam nedeniyle de borcumdan düşülmesi gerekiyordu, benden 2.300 TL’nin tamamını istedi ben de vermeyince hakkımda şikayette bulundu…” şeklinde beyanlarda bulunmuş olup, davalının…. Asliye Ceza Mahkemesi’nde alınan bu beyanları mahkeme içi ikrar niteliğinde olup mahkeme içi ikrar kesin delildir. Öyle olunca mahkemece, davalının mahkeme içi ikrar niteliğinde bulunan beyanları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.