Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/30529 E. 2015/31345 K. 25.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30529
KARAR NO : 2015/31345
KARAR TARİHİ : 25.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı idare ile aralarında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 6892,74 TL nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, hak edişlerinden haksız kesinti yapıldığını belirterek haksız yere kesinti yapılan 6.892,74 TL.nin en son kesinti tarihinden itibaren mevduat faiziyle tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile, 6.892,74 TL.nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi, ihtar var ise ihtar tarihinden, ihtarname de süre verilmiş olması halinde de verilen sürenin bitiminden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı şirket davalıya gönderdiği 1.8.2012 tarihli ihtarla 6.895.49 TL.nın 15 gün içinde ödenmesini ihtar etmiş olup, ihtarnamenin tebliğ edildiği 13.8.2012 tarihinden sonraki 15 günün bitiminde davalının temerrüde düştüğünün kabulü zorunlu olduğundan, faizede ancak bu tarihden itibaren hükmedilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine; 2 numaralı bent uyarınca mahkememe kararının hüküm bölümünün 1.bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davanın kabulüne, 6.892,74 TL.nin 29.8.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 25/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.