Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/30568 E. 2015/31424 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30568
KARAR NO : 2015/31424
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı idare ile aralarında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 7,910,58TL nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, hak edişlerinden haksız kesinti yapıldığını belirterek haksız yere kesinti yapılan 7,910,58 TL.nin kesinti tarihinden itibaren mevduat faiziyle tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,7,343,72 TL.nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Borçlar Kanunun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı şirketler davalı idareye gönderdikleri 27.07.2012 tarihli ihtarla 7,958,88 TL’nin 15 gün içinde ödenmesini istemişler ve ihtarname 24.08.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalı idare ihtarnamede belirtilen sürenin bitimi olan 09.09.2012 tarihinde temerrüde düşmüş olup,davacı ancak bu tarihten itibaren faiz isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek 09.09.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm kısmının 1. bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen ( Davanın kısmen kabulü ile 7,343,72 TL’nin temerrüt tarihi olan 09.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına, 27.10.2015 gnünde oybirliğiyle karar verildi.