YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30629
KARAR NO : 2015/37305
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri olan …’in davalı … ile …’un yöneticiliğini yaptığı … Apartman yönetimi ile asansörün kontrolünü yapan şirket ve sorumlusu tarafından kontrol edilen asansörün arıza yapması sonucu asansör arasına sıkışarak vefat ettiğini ileri sürerek: fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 5.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 50.000’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11.10.2012 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 15.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporundaki tespit edilen miktarlar üzerinden talebini artırmıştır.
Davalı …avunmasında, apartman yöneticiliği görevini olaydan bir ay önce devretmesi nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı…endisi ve apartman yönetimi adına yaptığı savunmasında; Asansörün düzenli bakımlarının davalı … asansör firması işletmecisi diğer davalı …tarafından yapıldığını, asansörde bir arıza bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
….savunmasında, asansörün bakımını yapan davalı şirketin yetkilisi olduğunu, şirketin ve kendisinin bir kusurunun bulunmadığını, olay sonrasında savcılığın yaptığı keşif ile 17.10.2012 tarihli.. tarafından yapılan incelemede bir arızanın tespit edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkin davaların kabulü ile;Davacı … için 109.786,00 TL ve davacı … için 13.762,62 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 11.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacıların murisinin davalıların bakım ve kontrolünü üstlendikleri apartmanda bulunan asansörde meydana gelen arıza nedeniyle hayatını kaybetmesi sonucu oluşan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya ilişkin olarak kusur durumunun tespiti amacıyla 27.05.2014 havale tarihli bilirkişi raporu alındığı, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, incelemeyi yapan bilirkişilerin akademik uzmanlık alanları ve unvanlarına yer verilmediği ve rapor içeriğinde Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliğinin 7-8.ve 9. maddelerdeki sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak davalıların kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, davalıların ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hangi somut eylemlerinin bulunduğu hususunun açıklanmadığı, dosya içeriği ile ilgili mevzuat yönünden uyumlu bir incelemenin yapılmadığı, ayrıca dosya kapsamında davalı olarak gösterilmeyen kişiler hakkında davalı nitelemesi yapılarak genel ifadelere dayalı kusur tespitinin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu itibarla bilirkişi raporundaki inceleme ve değerlendirmelerin karara esas alınabilecek mahiyette teknik bir incelemeye dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Davalılar hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan .. .. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/20 esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucu dosyamız davalıları hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın davalılarca temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu davalı Apartman yöneticileri … ile … hakkındaki mahkumiyet kararlarının, bu davalı sanıklara yüklenebilecek kusur bulunmadığından dolayı beraatlarına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece kusur durumuna ilişkin konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak, ceza davasındaki bozma gerekçesi de değerlendirilmek suretiyle nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.