YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33042
KARAR NO : 2016/21582
KARAR TARİHİ : 17.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyı birçok dava ve icra takibinde avukat olarak temsil ettiğini, görevlerini eksiksiz ifa etmesine rağmen haksız olarak azledildiğini, lehine takdir edilen dava ve icra takiplerindeki yasal vekalet ücretinin tahsili amacıyla icra takibi yaptığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek takibin devamı ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 4.840,00 TL. asıl ve 1.210,00 TL. işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, haksız azledilden kaynakalnan karşı yan vekalet ücretine ilişkindir. Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” Hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil Avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
Yine aynı kanunun 164/son fıkrasında ise dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı hükmü öngörülmüştür.
Somut olaya bakıldığında; … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/14273 E. sayılı dosyasını davacı avukatın azil tarihine kadar takip ettiği anlaşılmaktadır. Davalı avukatın haksız olarak azledildiği mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, tamamlanmamış işlerden ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, Avukatlık Kanununun 174 ve 164/son maddesi ile birlikte değerlendirilerek … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/14273 E. sayılı dosyası yönünden de ücret takdir edilmesi gerekirken, yalnızca ilgili dosyaya konu kalemler arasında yer alan 4.480,00 TL vekalet ücretine ait 1.210,31 TL’lik işlemiş faiz istenebileceğinin kabulüne yönelik bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.