YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33065
KARAR NO : 2016/14295
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatı 31.01.2007 tarihli vekaletname ile avukat olarak yetkilendirdiğini, davalı avukatın vekaleten takip ettiği, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/73 esas sayılı dosyasında davanın reddedilerek onandığını beyan ettiği ve davalıdan talep ettiği bilgi dökümünde de bu dosyanın onandığı belirtilmesine rağmen süresinde temyiz edilmediğinden dilekçenin reddine karar verildiğini öğrendiğini,… 1. icra müd. 2007/323 esas sayılı dosyasında üzerinde haciz bulunan taşınmazın süresinde satış talebinde bulunmadığı ve gerekli avansı yatırmadığı icin haciz sırasınnı kaybedilerek diğer alacaklıların arkasına düşülmesine sebeb olduğunu, … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/238 ve 239 esas sayılı dosyalarında davalıların alacağına süresinde itiraz edilmediğinden sıra cetveli itiraz davasının reddedildiğini,Davalı avukatın işini özenle yapmaması nedeniyle 13.10.2011 tarihinde haklı olarak azlettiğini, davalının azil sonrası vekalet ücreti alacaklarının tahsili amacıyla … 17. icra müd. 2011/9380 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ileri sürerek; haklı azil nedeniyle bu icra dosyasına konu alacağa ilişkin borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı adına yaklaşık 5 yıl boyunca 20 civarında dava açılarak özenle takip edildiğini,bu davaların takibinde herhangi bir ihmal bulunmadığını,davacının avukatlık ücretini ödememek amacıyla haksız olarak kendisini azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının icra dosyasına 45.808 TL borçlu olmadığının tespitine,yargılama sırasında icra dosyasına ödenen 45.808 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, davacı ile davalı avukat arasındaki vekalet ilişkisine bağlı avukatlık hizmet ücretinin tahsili amacıyla, davalı tarafından başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup davacı, davalı avukatın üstlendiği görevi layıkıyla yerine getirmediğinden dolayı haklı nedenle görevinden azledildiğini ileri sürmüş,davalı ise bu iddiaları reddetmiştir.
Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlık itibariyle, davalı avukat tarafından davacıya verilen avukatlık hizmetleri kapsamında takip edilen … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/73 esas sayılı dosyasına konu davaya ilişkin kararın süresinde davalı avukat tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesine sebebiyet verdiği,bu sebeble davacı tarafından gerçekleştirilen 13.10.2011 tarihli azil işleminin haklı sebebe dayandığı ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafından yapılan azlin haklı olması nedeniyle,davalı avukat azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı akdi vekalet ücreti ve Avukatlık kanunun 164/son maddesinde düzenlenen yasal vekalet ücretini talep edebilecektir.Mahkemece yapılan yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda azil tarihi itibariyle sonuçlanan işler yönünden akti vekalet ücreti hesaplanmış ise de, Avukatlık kanunun 164/son maddesinde düzenlenen yasal vekalet ücretinin hesaplamaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davalı avukatın azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı akti vekalet ücreti ve yasal vekalet ücretlerini ayrı ayrı talep edebileceği gözetilerek bu yönde yapılacak hesaplama sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA,2. bent gereğince davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 782,29 TL harcın davalıya, 27,70 TL harcın davacıya iadesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.