Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/33926 E. 2017/12541 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33926
KARAR NO : 2017/12541
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-… tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan … TV … Basın Yayın Programcılık … ve …’nin birlikte “…in Sesi Yarışması” düzenlediklerini, birinciye Türkiye geneli albüm ve klip çekileceğini basın ve televizyon yoluyla halka duyurduklarını, kendisinin de televizyonlardan, reklamlarından gazete ve bilboard ilanlarından yarışmayı görerek yarışmaya katıldığını, yarışmacılardan 75 TL yarışmaya katılım ücreti alındığını, yarışmanın birincisini jüri üyelerinin oyları ve halkın gönderdiği SMS’lerin belirlediğini, birinci gelebilmek için her hafta 3500-4000 kontör alıp hem kendisi, hem yakın çevresinin mesaj gönderdiğini, yarışma sonucunda birinci olduğunu, davalıların albüm ve klip çekme edimlerini yerine getirmediğini, yarışmayı kazanabilmek için 40.000,00 TL tutarında SMS gönderdiğini, ayrıca çevresinde alay konusu olduğunu belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 70.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar … TV ve … aleyhine açılan maddi-manevi tazminat davasının REDDİNE, diğer davalılar … ve A … Yapım Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL maddi,10.000 TL manevi tazminatın bu davalılardan müştereken ve nüteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya içinde bulunan … Ticaret Sicil Memurluğu’nun kayıtlarından davalılaradan A…’ün ticari işletme olup, yetkilisinin ise … olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece … ve A… yapım şirketi ayrı ayrı sorumlu tutularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; tüzelkişiliği olmayan hükmi şahıslara karşı dava açılması ve onlar hakkında hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 38. maddesi hükmünde; ancak medeni haklara sahip olanların taraf ve dava ehliyetine sahip olduğu düzenlenmiş olup,yine aynı kanunun 188 maddesinin 2. fıkrası ğereği mahkemece taraf ehliyetinin istek olmaksızın resen gözetileceği açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece A…’un tüzelkişiliği olan bir şirket mi yoksa tüzelkişiliği bulunmayan bir ticarethane mi olduğu araştırılarak öncelikle taraf ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
2-Bozma nedenine göre, davalı …’in sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalı …’in sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 341,55 TL harcın davalı-…’e iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.