Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/34282 E. 2016/10434 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34282
KARAR NO : 2016/10434
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı tarafından dava dışı kişi hakkında icra takibi yapıldığını, kendisinin bu icra takibinde kefil olması nedeniyle emekli maaşının tamamına haciz konulduğunu, haciz işleminin iptali için icra hukuk mahkemesinde açtığı dava neticesinde maaş üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiğini bu kararın yargıtayın onama kararı ile kesinleştiğini ileri sürerek maaşından yapılan 14.280,00 TL kesintinin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile icra kefili olduğunu, maaş haczine muvafakat ettiğini, mahkeme kararından sonra maaş üzerindeki haczin kaldırıldığını ve kesinti yapılmadığını, davacının halen icra dosyası borçlusu olduğunu davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 1.020.00-TL 24/01/2012 tarihinden, 1.020,00 TL nin 26/11/2012 tarihinden, 1.020,00 26/12/2012 tarihinden itibaren dava tarihi 14.07/2014 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm ve davacının aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, icra kefilliği nedeniyle maaştan yapılan ve davalı şirkete ödenen kesintilerin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı tacirdir. Bir taraf için ticari olan iş diğer taraf içinde ticari sayılır. Hal böyle olunca, davacı, alacağının avans faizi ile tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’ nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının birinci bendindeki “yasal faizi” sözlerinin hükümden çıkarılmasına, bentteki bu sözlerin yerine “avans faizi” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.