YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35261
KARAR NO : 2016/3651
KARAR TARİHİ : 09.02.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, açılan ihaleler sonucunda, davalı işverenlerle hizmet sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış oldukları işçilerden Süleyman Korkmaz’ın kıdem, ihbar tazminatı ve benzeri işçilik alacakları nedeniyle, iş mahkemesinde açmış olduğu davanın Belediye aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, 4.090,76 TL kurum zararının doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 350,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ilamda her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtilen miktarların, adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, asıl işveren davacı Belediyenin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, Belediye tarafından ödenen işçi alacaklarından, davalılardan .., …, ., .. ve … şirketlerinin de, asıl işveren davacı … ile birlikte yarı yarıya sorumlu olduklarının kabulü ile hüküm kurulmuş ise de, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan, davacı … ile adı geçen davalılar arasındaki aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin emsal davalarda; ., .., .., .. ve . . . ile Belediye arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri ve eki olan şartnamelerde, “yüklenicinin sözleşme ile ilgili kıdem tazminatı gibi işçilik haklarından ve işçi ile arasındaki ihtilaflardan kendisinin sorumlu olacağı” şeklinde hükümlerin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, sözleşme ve eki olan şartnamelerde bu şekilde açık hüküm bulunan davalıların, kendi dönemlerine isabet eden tazminat miktarlarının tamamı üzerinden sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece adı geçen davalılarla Belediyenin söz konusu tazminatlardan yarı oranda sorumlu olduklarının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ :1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına bozulmasına, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine 09/02/2016, gününde oybirliğiyle karar verildi.