Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/35989 E. 2015/34807 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35989
KARAR NO : 2015/34807
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalıya borç verdiğini, davalının borcunu geri ödemediğini, bu borç nedeniyle davalıdan kendi imzalarını taşıyan bir belge aldığını ileri sürerek, 56.445,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, belgedeki yazılar ve imzaların kendisine ait olabileceğini ancak bu belgenin davacının eline ne şekilde geçtiğini bilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı ile bir dönem kendisine ait işyerinde birlikte çalıştıklarını, o dönem davalıya borç para verdiğini, aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle davalıdan, bu borca ilişkin mahkemeyede ibraz etmiş olduğu davalının eli ürünü olan ve imzasını taşıyan borç ilişkisini gösteren belgeyi aldığını, borcun davalı tarafından ödenmediğini beyanla 56.445,00 TL nin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise belgedeki imzalar ile yazıların kendisine ait olduğunu reddetmemekle birlikte bu belgenin borç ikrarı niteliği taşımadığını, kendi ile ilgili aldığı notları içerdiğini ve davacının eline nasıl geçtiğini de bilmediğini savunmuştur. Mahkemece söz konusu belge delil yada yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemiş ve davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen …’ ın borcu başlıklı, davalının eli ürünü olan ve davalının imzalarını taşıyan belge HUMK’nun 292. maddesinde (HMK 202.md) düzenlenen yazılı delil başlangıcı niteliği taşımaktadır. Davacı davasını tanık ile de ispat edebilir. Hal böyle olunca, mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek, tarafların tanık dahil gösterecekleri tüm delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.