YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36126
KARAR NO : 2016/12465
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ….çerçevesinde davalı … Belediye Başkanlığı ile imzaladığı sözleşme gereği hissesini davalıya devrettiğini, davalının 1. konut adalarında üretilecek konutlardan kur’a ile 80 m2 lik daire vermeyi taahhüt ettiğini, davalının hak sahiplerini sözleşme yapmaya ikna etmek için halka açık toplantılarda, mitinglerde maket tanıtımlarında bodrum, zemin ve çatı katlarının kur’aya dahil edilmeyeceğini vaadetmesine rağmen 20-24 Ocak 2012 de gerçekleştirilen kur’a çekiminde kendisine 3. etapta bulunan bahçe katındaki dairenin isabet ettiğini, eserin kabulden kaçınma hakkı verecek nitelikte önemli ayıplar içerdiğini, davalıya 29.07.2013 te ihtar çekerek ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle 1. etaptan vaadedilen vasıflara uygun aynen ifa ile davalının mahkumiyetine, olmadığı takdirde teslimi gereken dairenin dava tarihindeki değerinin ödenmesi kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL müspet zarar-kötü ifa tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dairenin teslimi için öngörülen sürenin tespit edilerek şimdilik 1.000,00 TL kira kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmede öngörülen yer ve nitelikteki konutu teslim etmediği, kura ile davacıya isabet eden taşınmazın yer ve fiziki şartlar bakımından kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olduğu, sözleşmeyle taahhüt edilen 1. etaptaki konutların kur’alarının çekilerek hak sahiplerine tapu dağıtımının yapıldığı anlaşıldığından aynen ifaya yönelik talebin yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı, davacının seçimlik hakkını olumlu zarar kapsamında daire bedeli olarak kullandığı, serbest piyasa şartlarına göre davacıya isabet eden bölümün dava tarihi itibariyle 80.000,00 TL olabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL müspet zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmede teslim için bir süre öngörülmediğinden kira kaybı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, kura ile davacıya isabet eden taşınmazın yer ve fiziki şartlar bakımından kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olduğu, sözleşmeyle taahhüt edilen 1. etaptaki konutların kur’alarının çekilerek hak sahiplerine tapu dağıtımının yapıldığı gerekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL müspet zararın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, tarafların serbest iradesi ile imzalanan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan sözleşme hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olup, uyuşmazlığın da bu kapsamda çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasında imzalanan 07.09.2005 tarihli imarlı arsa ve tesis sözleşmesinin … Belediyesinin Taahhütleri başlıklı maddesinin A bendinde davalı belediyenin hak sahibi adına 1. etap konut adalarında üretilecek 80 m2 lik bir adet daireyi anahtar teslimi vermeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle sözleşmede; davalı belediyenin, bodrum kat, bahçe katı ve çatı katlarının kur’aya dahil edilmeyeceğine dair açık bir taahhüdünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.