Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/37438 E. 2015/35426 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/37438
KARAR NO : 2015/35426
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 18.7.2006 tarihinde … Toplu Konut Projesinden…numaralı davalı TOKİ’den satın aldığı daireyi 21.8.2008 tarihinde teslim aldığını, dairenin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini, teslimden sonrada daire, site ve ortak alanda eksik ve ayıplı imalatlar olduğunun anlaşıldığını bildirerek eksik ve ayıplı işlerin taşınmazda sebep olduğu değer kaybının hesaplanarak, kıymet noksanı mukabilinde semen tenziline karar verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak …. tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 22.050 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 18.7.2006 tarihinde satın alıp, 21.8.2008 tarihinde teslim aldığı daire, blok ve ortak alanlardaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle semen tenzili için eldeki davayı 18.2.2009 tarihinde açmıştır. Davalılar, taşınmazda eksik ve ayıplı işler bulunmadığını, olsa bile süresinde ihbar edilmediğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak,raporda açık ayıp olarak geçen hususlar için süresinde ihbar olmadığından reddine, gizli ve eksik işler için 22.050 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin karar dairenin 28.12.2011 tarihli ve … esas ve karar sayılı ilamla açık ayıplar yönünden süresinde ihbar olmadığından reddine ilişkin kısmın onanmasına, gizli ayıplar yönünden süresinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği hususunun araştırılması, eksik işler olduğu tesbit edildiği takdirde satış bedeli esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyulmasına karar verilmekle bu husus, davacı yararına usulü kazanılmış hak niteliğine ulaşmıştır.
4077 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren 30 gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi yada ücretsiz onarım isteme haklarını sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi geriğince,bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun 198. maddesi hükmü uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre; alıcı, teslim aldığı malı örf ve adete göre, imkan hasıl olur olmaz, muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman, bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı bu haliyle kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olupta bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. Borçlar Kanununun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Somut olayda, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda ayıpların bir kısmının açık, bir kısmının ise gizli olduğu bildirilmiştir.
İhbarının yasada belirtilen sürede yapıldığını ispat yükü davacıya aittir. Davacı, 21.8.2008 tarihinde taşınmazı eksiksiz teslim aldığını bildirdiğine göre, teslim tarihi ile tesbit tarihi arasında ortaya çıkan gizli ayıplı işler için tazminat isteminde bulunabilir. O halde, davacı gizli ayıplar için ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiğini yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ile ilgili olarak davacının delilleri toplandıktan sonra mahkemece tesbit edilen ayıpların ortaya çıkış tarihleri ile ilgili olarak taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınıp değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma sebeplerine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 376,60 TL harcın istek halinde davalı Toki’ye, 367,55 TL harcın davalı …Şirketi’ne iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.