YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3772
KARAR NO : 2015/10494
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşmeye binaen davalıya temin edilen tıbbi malzemelere ait 10 adet faturanın ödemesinin yapılmaması nedeniyle 76.556,00TL miktarlı icra takibi başlatıldığını, bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, ancak takipten önce davalı tarafından yapılan bazı ödemelerin tespit edildiğini ileri sürerek, 65.573,55TL miktar için itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %40 icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne,… İcra Müdürlüğünün 2011/9774 sayılı takip dosyası ile yütütülen takibe karşı davalının yapmış olduğu itirazın 65.573,55TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe ve davaya konu alacağın yargılamayı gerektirir nitelikte olması nedeni ile icra inkar tazminatı isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, fatura bedellerinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, talebin kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, gerekçede çelişkiler mevcuttur. Davacı, her ne kadar ödenmediğini iddia ettiği 10 adet fatura bedelinin tahsili için 76.556,00TL miktarlı icra takibi başlatmış ise de, daha sonra takipten önce yapılan bazı ödemeleri tespit ettiğinden, sadece 65.573,55TL miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmesini istediğini belirtmiştir. Davalı tarafından takipten sonra da 5.441,51TL ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davacı, dava dilekçesinde, bu ödemenin icra takibinden sonra yapılmış olması nedeniyle, talebinden mahsup etmediğini açıkça belirtmiştir. Buna rağmen, mahkemece, gerekçeli kararda, “…takip dosyasına yapılan ödemenin icra müdürlüğünce borç hesabında nazara alınması gerektiği ancak davacı vekilinin takip dosyasına yapılan 5.441,51TL lik ödemeyi asıl alacaktan mahsup ederek 65.573,55 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmekle alacaklı vekilinin talebi ile bağlı kalmak sureti ile…” ifadesi kullanılmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk yok ise de, gerekçeli kararın kendi içerisinde çelişki bulunmaktadır. Bu durum infazda tereddütü de beraberine getirecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, gerekçeli karar içerisinde uyum olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Gerekçeli kararda çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Aksi halde bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan şekilde infazda tereddüt doğuracak biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup mahkemece ilk karar ile bağlı kalınmadan, ancak değinilen husustaki çelişki giderilecek şekilde yeniden karar verilmesi ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 2.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.