YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3862
KARAR NO : 2016/10296
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat, davalı… Denzicilik ve Taşımacılık Dış. Tic. Paz. Ltd. Şti’nin vekili sıfatıyla diğer davalı … Yapı ve Endüstri San ve Tic. A.Ş.’ye yönelik icra takbi başlattğını, davalıların protokol imzalayarak anlaştıklarını, bunun sonucunda vekalet görevinden haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretinin de ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı… Denzicilik ve Taşımacılık Dış. Tic.Paz. Ltd. Şti davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 6.450,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı… Denzicilik ve Taşımacılık Dış. Tic. Paz. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı… Denzicilik ve Taşımacılık Dış. Tic. Paz. Ltd. Şti’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra- inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı… Denzicilik ve Taşımacılık Dış. Tic.Paz. Ltd. Şti’nin tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrası hükümden çıkartılarak yerine “Asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 120,00 TL harcın istek halinde davalı … Yapı A.Ş.’ye, 25,20 TL harcın davacıya iadesine, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.