Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/39365 E. 2016/10222 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/39365
KARAR NO : 2016/10222
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tüketici kredisi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kımen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankadan muhtelif tarihlerde beş kez tüketici ihtiyaç kredileri kullandığını, banka tarafından komisyon ve sigorta prim masrafı adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek haksız kesinti miktarı olarak 6.163,00-TL’nin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.  
Davalı, davaya cevap vermemiştir.  
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.237,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.  
Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler sebebiyle davalı banka tarafından değişik adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, davaya konu tüketici kredileri sebebiyle sadece tahsil edilen 1.237,00 TL komisyon masrafının davacıya iadesine karar verilmiş, dosyada davalı tarafça herhangi bir poliçe ibrazı bulunmamasına rağmen sigorta prim kesintilerinin haksız şart olmadığı kabul edilmiştir.
Bankaların kredi borçlusuna sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve sigorta nedeni ile kredi borçlusunun  belli bir prim ödeme borcu altına girdiği ve sigorta kapsamına alınmasında kredi borçlusu tüketicilerin de bir menfaatinin olduğu  açık ise de sigorta bedeline ilişkin sadece dekont ibrazı yeterli olmayıp poliçenin de davalı banka tarafından mahkemeye ibrazı gerekmektedir.
Dairemizin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere bu tür davalarda ispat yükü bankaya ait olup davalı banka sadece kredinin verilmesi için zorunlu ve belgeli olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Aksi halde belgesi ibraz edilmeyen masrafların tüketiciden istenebileceğine ilişkin kayıtlar haksız şart teşkil etmektedir. Somut olayda davalının sigorta poliçelerini ibraz edemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davaya konu beş adet tüketici kredileri için kesinti yapılan sigorta primine ilişkin poliçelerin varlığının araştırılarak davalının ibraz ettiği sigorta poliçe ve prim tahsilat bedelleri dışında kalan masraflar yönünden dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.