YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4258
KARAR NO : 2015/15474
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.11.1996 tarihli sözleşme ile bir adet A grubu devre mülkü … Belediyesi’nin teminatına güvenerek davalı şirketten satın aldığını, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içerisinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, davalıların edimlerini yerine getirmediğini, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak devre mülkün değeri olan 7.500,00 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalılardan Belediye, davaya konu devre mülk sözleşmesinin imza yıllarının 1996-1997 olup davanın 2014 yılında açıldığını, yapının ruhsatının 05.10.1997 de iptal edildiğini, 30.01.1997 tarihinde ihalenin feshedildiğini, belediyenin % 20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, ayıplı mallarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu belirterek davanın zamanaşımından reddini olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 7500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup hüküm davalı belediye tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, devre mülk satışı nedeniyle uğranılan zararın tazminine yöneliktir. Davacı eldeki davasında delil olarak davalı şirketle yaptığı devre mülk satış sözleşmesi ve ararlarına dayanmıştır. Davalı belediye belge ve sözleşmelerin sahte olabileceğini savunmuş, diğer davalı şirket temsilcisi ise tüm belgelerin belediyede kaldığını, şirketinde herhangi bir defter ve kayıt olmadığını, şirkete ait ödeme hareketlerinin ….. sorulabileceğini beyan ederek son celse de davanın kabulünü istemiştir. Mahkemece, dairemize gelen diğer seri dosyalarda sözleşme ve senetler üzerinde yaptırılan mürekkep yaş incelemesinden bir sonuç çıkmadığı, davacının tüm borcu ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacıya ödeme belgesi asıllarını ibraz etmek üzere tensiple ve duruşmada iki kez iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen ödeme belgesinin aslını ibraz edememiştir. Mübrez belgeler üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde; üye listesi, banka senet alındı bordroları, fihrist icra kartonu ve diğer şirkete ait belgelerde davacının adının yer almadığı saptanmıştır. Hal böyle olunca davacının şirket kayıtlarına da açıkça dayanmadığı göz önüne alındığında dosyada mevcut şirket kayıtları ile doğruluğu saptanamayan fotokopi makbuza dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda davacının edimini yerine getiremediğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı Belediye yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.