Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/42647 E. 2016/14549 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/42647
KARAR NO : 2016/14549
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı belediyenin,… ile yaptığı protokol çerçevesinde toplu konut yaparak sattığını, 1996 yılının temmuz ayında Yeşilkent sitesinden bir daire satın aldığını 1999 yılının eylül ayında dairenin hatalı ve eksik yapım nedeniyle oturulamaz hale geldiğini ve tahliye edildiğini, belediye tarafından kira yardımı yapılacağının kararlaştırıldığını fakat kira yardımının sadece 1 sene yapıldığını, konutun durumunun … 1999/227 e.s.lı dosyası ile tespit edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğramış olduğu zarar için 100,00 TL geriye dönük 5 yıllık kira alacağı için 100,00 TL’nin, ıslah dilekçesi ile 73.437,50-TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak zamanaşımı nedeniyle usulden ve esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TBK.nun 72.maddesindeki “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda davacı, zararın meydana geldiği tarihin yıkım kararı sebebiyle evin boşaltıldığı 1999 yılı Eylül ayı olduğu, davacının zararı ve yükümlüsünü öğrendiği bu tarihten itibaren 14 yıl içerisinde daha önce açılan davaların sonucunu bekleyerek herhangi bir dava açmadıkları anlaşıldığından süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.