Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/43311 E. 2018/5190 K. 26.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/43311
KARAR NO : 2018/5190
KARAR TARİHİ : 26.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, boşanma davasında davalının eşi …’u vekil olarak temsil ettiğini, ayrıca … adına, davalı … aleyhine … 3. İcra Dairesinin 2011/4752 E.sayılı dosyası ile takip başlattığını ve takiple uzantılı olarak … 1. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2012/343 E.ve 2012/556 E.sayılı dosyaları ile iş ve işlemlerde bulunduğunu, davalı ve eşi …. , 18/09/2012 tarihinde belirtilen nafakaya ilişkin icra dosyasına dilekçe vererek 10 gün önce barıştıklarını, nafaka haklarından feragat ettiklerini dosyanın kaldırılmasını talep ettiğini, aynı tarihte … 5. Noterliğinin 9093 yevmiye numaralı azilname ile kendisini vekillikten azlettiğini ancak dava ve icra takibine yapmış olduğu masraflar ve vekalet ücretlerinin kendisine ödenmediğini, bu nedenle … 6. İcra Dairesinin 2014/4033 E.sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı borçlu … tarafından 28/02/2014 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, vekil olarak takip ettiği boşanma davasının taraflarının sulh olmaları nedeni ile Avukatlık Kanunun 165. maddesi uyarınca vekalet ücretinin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürmüş olup, Mahkemece de avukatın takip ettiği davanın sulh yolu sonuçlandırılması nedeniyle davalının borçlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki; boşanma davasının özelliği gereği tarafların boşanmaya zorlanması mümkün değildir. Aksine yasa gereği hakimin tarafları evlilik birliğini devam ettirmeye davet etmesi gerekir. Boşanma davalarında aslolan öncelikle tarafların barışmaları ve aile birliğinin devam etmesidir. Somut olayda bu durum gerçekleşmiş olup Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesinin uygulanması mümkün değildir. O halde, dava konusu avukatlık ücretinden davalının bu yasa maddesi gereği sorumlu tutulması mümkün olmayıp, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne yönelik hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.