YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4688
KARAR NO : 2016/11819
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalıların murisine tüketici kredisi kullandırıldığını, kredi borcu ödenmeden murisin vefatı üzerine, mirasçı olan davalılardan borcun ödenmesi istenilmesine rağmen sözleşme hükümlerine aykırı olarak ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, davalıların murisine kullandırdığı tüketici kredisi borcunun murisin daha önceden varolan kanser hastalığı nedeniyle vefatı nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenmemesi üzerine, mirasçılarına yönelmiş; davalı olan mirasçılar da, murislerinin kredi aldığı dönemde gırtlak kanseri olması nedeniyle dışarıdan da görülebilecek nitelikte olduğunu ve bu nedenle sözleşmeye konulan ibarelerin bankayı kurtarmayacağını, poliçedeki bu maddenin hükümsüz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, sigorta sertifikası incelenmiş, çeşitli heyetlerden bilirkişi raporu alınmış ve murisin rahatsızlığının banka görevlilerince fark edilmemesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sonuçlarına da katlanmaları gerektiği kanaatini benimseyerek, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, murisin imzasının bulunduğu hayat sigortaları bilgilendirme formu incelendiğinde, sigorta öncesinden gelen her türlü kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, ayrıca sigorta sertifikası başlığı altında düzenlenen belgede, “… sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğunu bildiğimi beyan ederim…” ibaresinin açıkça yazılı olduğu, bu beyanın altında da murisin imzasının olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davanın kabulü gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.