Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5461 E. 2015/9021 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5461
KARAR NO : 2015/9021
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının tüketici konut kredisi nedeniyle yapılan 2.979,61 TL lik kesintinin iadesi istemiyle Kayseri Tüketici Sorunları İl Hakem Heyetine müracaat ettiğini, hakem heyetinin 7.7.2014 tarih ve 2014/145 sayılı kararı ile talebinin kabul edildiğini ileri sürerek, anılan hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aynı dava konusu hakkında başka dosyada da dava görüldüğünden söz edilerek mükerrir davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70. Maddesi uyarınca il ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı, tüketici hakem heyeti kararlarının, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği ve tarafların, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Düzenlemelerde söz edilen karar, tüketici hakem heyetlerinin vereceği nihai kararlardır. Gerçekten de Kayseri Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti’nin 11.8.2014 tarih ve 2014/207 sayılı karar ile nihai karar verilmiş ve ayrı bir davaya konu edilmiştir. Ancak, davaya konu Kayseri Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti’nin 7.7.2014 tarih ve 2014/145 sayılı kararı ise, dosyanın uzman bilirkişiye tevdiine ilişkin bir “ara karar” niteliğinde olup, nihai karar olmadığından ara kararın infazı mümkün olmadığı gibi bu ara karara karşı itiraz yolu da açık değildir. Hal böyle olunca mahkemece, davacının dava dilekçesinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de netice itibariyle doğru olan hükmün onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, gerekçeli karardaki gerekçenin karar metninden çıkarılmasına, temyiz edilen ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.