Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5726 E. 2015/23597 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5726
KARAR NO : 2015/23597
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının isteği üzerine kendisine muhtelif tarih ve miktarlarda toplamda 75.000 dolar borç para gönderdiğini, davalının aldıklarını geri ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığını davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, gönderilen paraların borç olarak gönderilmediğini, bu paraların davacının talimatı üzerine dava dışı şahıslara ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının savunmasının vasıflı bileşik ikrar olduğu, kendisine paranın gönderildiğini ikrar ettiği dolayısı ile davacının davalıya böyle bir bedel gönderdiğini ispat etmiş, davalının ise başka birine bu parayı davacının talimatı doğrultusunda verdiğine ilişkin herhangi bir belge sunamayarak ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya banka havalesi ile 70.000 Dolar ödünç verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı gönderilen paranın davacının talimatı doğrultusunda dava dışı şahıslara ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalının bu savunması gerekçeli inkar niteliğindedir. Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dosyaya sunulan farklı tarih ve miktarları içeren banka havale makbuzlarında paranın borç olarak verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Davalının açık muvafakati olmadığından yine taraflar arasında HUMK’nun 293/1. (HMK’nun 203/1.) maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK’nun 288. (HMK’nun 200.) maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde “sair her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2428,45 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.