Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5742 E. 2015/9104 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5742
KARAR NO : 2015/9104
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, maaşının davalı banka hesabına yatırıldığını, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, krediyi ödeyememesi nedeniyle hakkında başlatılan Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2011/1971 esas numaralı takip dosyası üzerinden maaşının ¼’i oranında kesinti yapılmasına rağmen, banka tarafından ayrıca maaş kesintisi yapıldığını ileri sürerek, maaş hesabından yapılan kesintinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak sözleşmenin 6.2. ve 8.3. maddeleri ile banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği açıktır. Banka bu yetkiyi davacının borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemediği takdirde kullanacaktır. Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerekir. Ödememesi halinde kredi borcunun teminatı olarak bankaya sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince yetki vermesinin haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşdan ödenmesi için otomatik ödeme talimatı verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. Aksinin kabulü halinde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Bununla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka tarafından sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince verilen yetkiye istinaden yapılan kesintinin davacının maaş hesabı üzerinden hangi kalemlere ilişkin olduğu gösterilmemiştir. Bu rapora bu yönüyle itibar edilemez. Hal böyle olunca; kesinti yapılan hesaptaki gelir kalemleri de nazara alınarak inceleme ve araştırma yapılması gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup davalı yararına BOZMAYI gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 24.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.