Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5743 E. 2015/23624 K. 08.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5743
KARAR NO : 2015/23624
KARAR TARİHİ : 08.07.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avkuat … ile davacı vekili avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı Abka şirketinden 17.02.2006 tarihinde akdedilen satış sözleşmesi ile bir bağımsız bölüm satın aldığını, davalının 2008 yılında arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme ile inşaatı devraldığını, diğer yüklenici ile kendi arasında yapılan sözleşmeye de imza attığını, dairenin sözleşmede vaadedilen sürede teslim edilmediğini ve bundan dolayı kira kaybı zararının oluştuğunu, bunun yanı sıra daire içinde ve ortak alanlarda da bir çok eksiklik bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 43 ay için 4.300,00 TL gecikme tazminatı, eksik ve hatalı işler nedeniyle de 2000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 6.300,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının satış vaadi sözleşmesini kendisi ile yapmadığını, kendisinin davacıya her hangi bir taahhüdü olmadığını bu nedenle satıcı Ya da garantör vasfı taşımadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 86.545,99-TL kira kaybı bedeli, 4.831,00-TL eksik ifa bedeli olmak üzere 91.376,99-TL nin dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davadışı Abka inşaat şirketi ile 17.02.2006 tarihinde imzalanan adi yazılı satış vaadi sözleşmesi ile sonradan davalı STC inşaat şirketi tarafından yapımı üstlenilen … projesinden bir bağımsız bölüm satın aldığını, davalı şirketin 2006 da diğer firma ile yapılan bu satış vaadi sözleşmesine kaşe basıp imza attığını, ancak dairenin sözleşmede vaadedilen sürede ve dava tarihi itibariylede halihazırda henüz teslim edilmediğini, bunun yanında daire içinde olması gereken bulaşık, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz, buzdolabı, portmanto, banyoda jakuzi ve duşakabin gibi eşyaların bulunmadığını, ayrıca taahhütlere aykırı yapılmış işlerde olduğunu beyanla kira kaybı zararı ile eksik ve ayıplı işlerden doğan değer kaybını da talep etmiş, davalı ise satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığını, satıcı ya da garantör sıfatı taşımadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı yüklenici firma, davacı ile dava dışı Abka inşaat şirketi arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesinin tarafı değildir. Ne var ki davalı 17.02.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesine atmış olduğu kaşe ve imzasının üzerine’ 30.12.2009 tarihinde teslim kaydıyla’ ibaresini ekleyerek en geç bu tarihte teslimin yapılacağı taahhüdünde bulunmuştur. O halde mahkemece, davalının 30.12.2009 tarihinden sonra temerrüde düştüğünün kabulü ile geç teslim nedeniyle doğan tazminatın bu tarihten itibaren dava tarihine kadar hesaplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 6.300,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini yükseltmiştir. Borçlar Kanunun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtari ile mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür. Bu durumda dosyada davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmış olan ve usulünce hazırlanmış bir ihtar bulunmadığından davalının 6.300.00 TL yönünden dava tarihinden, 85.076.99 TL yönünden ıslah tarihi olan 06.12.2013 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, bu durum göz ardı edilerek mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.561,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.7.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.