YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6122
KARAR NO : 2016/10660
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 09.12.2013 tarihinde noterde yapılan araç satış sözleşmesi ile 2.el … marka bir araç satın aldığını, 18.02.2014 tarihinde araca yurtdışından kaçak yollarla ülkeye giriş yaptığından bahisle araca emniyet müdürlüğü tarafından mahkeme kararı ile el koyulduğunu, davalının aracı ayıplı hali ile kendisine satmış olduğunu bu nedenle aracın ayıbının giderilerek kendisine ayıpsız olarak teslimine bu mümkün olmaz ise araç bedeli olan 91.800,00 TL nin davalıdan tahsiline ve ayrıca 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aracın durumunu bilmediğini, kendisininde dava dışı bir şirketten satın aldığını, yargılama esnasında araç davacıya iade edildiğinden davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine,dava konusu xx xxx xx (öncesi xx xxx xx) plakalı aracın mülkiyetinin davacı …’ na ait olduğunun tespiti sonucu, aracın davacıya yediemin olarak teslim edildiği (Gebze 1. ağır ceza mahkemesinin 2014/115 E. sayılı dava dosyası kapsamı itibarı ile) anlaşılmakla; aracın davacıya teslimi talebi konusunda araç fiilen yediemin olarak teslim edilmiş olduğundan (bu konudaki ceza mahkemesi hükmü dışında ) aracın davacıya hukuken ve fiilen teslimine, araç üzerindeki tedbirin kaldırılması talebinin HMK 389 ve devamı maddeleri ile CMK 128/4.maddeleri gereğince ceza davası bitiminde verilecek ve kesinleşecek hüküm sonucuna göre ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden ve mahkememizce verilmiş tedbir kararı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,aracın hukuksal ayıplı olduğunun tespiti ile davacı yararına 1.000,00.TL maddi, 1.000,00.TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/02/2014 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline davacının fazla miktar ve talebinin reddine,davalı tarafın aracı satın aldığı dava dışı 3. kişi … Gurup oto TR.inş. taah. Gıda Tic. San. Ltd. şirketine yönelik rücu hakkının bulunduğuna ve saklı tutulmasına, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan araç satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı davalıdan 09.12.2013 tarihinde satın aldığı araca Gebze 2.Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile 18.02.2014 tarihinde el konulduğunu, davalının aracı kendisine bu ayıbı gizleyerek sattığını, bu nedenle aracın ayıpsız olarak teslimini bu mümkün olmadığı takdirde de davalıya ödediği satış bedelinin iadesini ve uğramış olduğu zararların tazminini istemiş, davalı ise aracın kaçak olduğunu bilmediğini, kendisinin de bu aracı dava dışı şirketten satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, aracın hukuksal olarak ayıplı olduğunun kabulü ile birlikte, hukuksal ayıp unsurunun taraflarca bilinmesinin beklenemeyeceği ve ispatlanmadığından bahisle davanın kısmen kabulü ile aracın hukuken ve fiilen davacıya teslimi ile birlikte araç üzerindeki tedbiri ceza mahkemesi koyduğundan kaldırılmasına ilişkin de bu mahkemenin karar vermesi gerektiğinden bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Oysa ki davacı, dava dilekçesi ile aracın ayıpsız olarak kendisine teslimini bu mümkün değilse davalıya ödediği satış bedelinin iadesini istemiştir. Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere dava konusu aracın her türlü takyidatttan ari bir şekilde davacıya teslimi mümkün olmayıp dava bu hali ile kendiliğinden bedel iadesine dönüşmüştür. Bu durumda, mahkemece, satış bedelinin iadesine ilişkin davacı talebi yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 18/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.