YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6208
KARAR NO : 2016/19324
KARAR TARİHİ : 25.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, vekalet ücreti alacağının tahsili için … 2. İcra Müdürlüğünün 2004/1923 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını,… 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/248 Esas sayılı dosyası ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 39.069,48 TL üzerinden devamına karar verdiğini, mahkeme kararının icra dosyasına ibraz edilmesinden sonra davalı-borçluya gönderilen icra emrinde kesinleşen faiz oranı yerine zuhulen Reeskont Avans faizi talep edildiğini,alacağa uygulanan % 48 faiz oranının kesinleşmesi nedeniyle müktesep hak oluştuğunu, davalının 13. İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna başvurması nedeniyle mahkemece 26.577 TL fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle bu miktarın davalı-borçluya iade edilmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu karar dan sonra davalı vekiline iadesine karar verilen 26.577,47 TL’nin ödendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ; … 2. icra müdürlüğünün 2004/1923 esas sayılı dosyasından dolayı faiz alacağının tespitine, tespit edilen faiz alacağının davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 5.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile alacağın tahsili için yapılan icra dosyasındaki faiz alacağının tespit edilerek, İcra Hukuk Mahkemesince iadesine karar verilen 26.577,47 TL alacağın şimdilik 5.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının icra dosyasında parayı çekerken ihtirazı kayıt koymadığını, vekalet ücreti alacağına % 48 oranında faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, İcra mahkemelerinde görülen davaların takip hukukuna ilişkin olup, verilen kararların taraflar yararına kesin hüküm oluşturmayacağı, yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı alacağına mahkeme kararı ile kesinleşen % 48 faiz oranının uygulanması halinde davacının isteyebileceği faiz miktarının 98.647,76 TL olarak belirlendiği, davacıya ödenmesine karar verilen faiz miktarının 61.203,76 TL olduğu, bu durumda davacının halen 37.444,33 TL faiz alacağının bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu .. 2. icra Müdürlüğünün 2004/1423 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı alacağın % 48 faiziyle tahsilinin talep edildiği, davalı-borçlu tarafından borca, faize itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali için davacı tarafça dava açıldığı, … 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/248 Esas sayılı dosyasında görülen davada davanın kabulüne, davalının 39.069,48 TL ye yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, mahkeme kararının icra dosyasına ibraz edilmesi suretiyle davacı tarafından davalı-borçluya 16.06.2009 tarihinde icra emri gönderildiği, icra emrinde davacı-alacaklı tarafından asıl alacak için % 27 oranında reeskont faiz (30.04.2004 – 16.06.2009 reeskont avans faiz) diğer alacaklar için yasal faiz istendiği anlaşılmıştır. Davacı-alacaklı 16.06.2009 tarihli icra emrinde asıl alacağa % 27 oranında reeskont faiz uygulanması talebinde bulunmuştur. Mahkemece 18.04.2011 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda açıklanan nedenlerle hatalı olup hükme esas alınamaz. O halde mahkemece davacının 16.06.2009 tarihli icra emrindeki talep ettiği faiz oranları dikkate alınmak suretiyle yeni bir bilirkişiden Yargıtay, mahkeme ve tarafların denetimine uygun rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 341,55 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.