Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/6509 E. 2016/11433 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6509
KARAR NO : 2016/11433
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile aralarında 01/04/2008 tarihli optik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin 2010 ve 2011 yılında da devam ettiğini, davalı kurum tarafından 21/11/2011 tarihli bir yazı ile 2008 yılı Optik Sözleşmesinin 6.3.19. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğinin ve cezai şart uygulandığının kendilerine bildirildiğini, ancak yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek muarazanın men-i ile feshin geçersizliği ve sözleşmenin devamına, ceza-i şart olarak istenilen 5.000,00 TL.ve kurum zararı olarak istenilen 165,82 TL.nin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalı kurum arasında düzenlenen 31/12/2010 tarihli 2010 yılı… Optik Sözleşmesinin 22/11/2011 tarihi itibariyle feshinin GEÇERSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİ ile sözleşmenin devamına, taraflar arasındaki murazaanın bu şekilde giderilmesine, feshinin geçersizliğine karar verilen 31/12/2010 tarih, 2011 yılı… Optik Sözleşmesi uyarınca tahakkuk ettirilen ve davacıdan cezai şart olarak tahsil Edilen 5.000-TL’nin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, optik sözleşmesinden kaynaklanan muaarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı,… müfetişlerince yapılan tespitin tek taraflı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise soruşturma kapsamında dinlenen tanık … ve … beyanlarında cam ve çerçevenin kuruma fatura edildiği halde verilmediğinin sabit olduğunu, dolayısıyla yapılan denetimin ve kesilen cezanın hukuka uygun olduğunusavunmuştur. Mahkemece yapılan ilk yargılamada tanık ifadeleri ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından yapılan temyizi üzerine, Dairemizin 2014/4886 esas,2014/18527 karar sayılı ilamı ile “…davacı ile… arasında imzalanan en son sözleşme 31/12/2010 tarihli 2011 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Optik Sözleşmesi olup, söz konusu fesih işlemi fiilen bu sözleşme için uygulanmış olmaktadır. Davalı tarafından muarazanın ortaya çıkarıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2011 yılı optik sözleşmesinin 6.16. maddesi; “Bu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce sözleşme hükümlerine göre kuruma fatura edilen ve kontrolleri kurum tarafından bu sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra yapılan ya da kontrolleri yapılmış olmakla birlikte fesih ile ilgili işlemlerin henüz tamamlanmadığı durumlarda tespit edilen fiil/fiiller için kurumca bu sözleşmenin 5 ve 6 numaralı maddeleri hükümleri uygulanır” hükmünü taşımaktadır. Bu çerçevede reçete muhteviyatının verilmemesine rağmen verilmiş gibi bunun…’ya fatura edilmesi fiiline ilişkin müeyyide 2011 yılı optik sözleşmesinin 6.3.15 maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir; “Reçete muhteviyatı SUT eki EK 6 listesinde yer alan malzemelerin verilmeden verilmiş gibi gösterilerek fatura edildiğinin kurumca tespit edilmesi halinde, 10.000 TL cezai şart uygulanarak 3 ay süreyle sözleşme feshedilir.” Hal böyle olunca, eski tarihli sözleşme zamanından kaynaklanan bir usulsüzlüğün yeni tespit edilmesi halinde, yeni sözleşme hükümlerinin de mahkemece değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği “gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası mahkemece, bozma kararına uyulmuş, 2009 ve 2011 sözleşme şartları kararda tartışılmış ,davacının sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilmiş ancak idarenin 2011 sözleşmesine uygun işlem yapması gerekirken 2009 sözleşmesine göre işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bozma ilamına uyulması halinde, bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar, bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur.Hal böyle olunca bozma ilamına aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.