YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7127
KARAR NO : 2016/11438
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl ve birleşen dava da eczane sahibi olduğunu, davalı ile aralarında “…Kapsamındaki Kişilerin … Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile 2009 protokolünün 6.3.3, 6.3.24, 6.3.16 ya istinaden 6.9. maddesi gereğince davalı kurum ile yapılan sözleşmenin 2 yıl süre ile feshi ve 25.685,31 Tl cezanın hak edişinden kesilmesine yönelik işlem tesis edildiğini, yapılan bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek; işlemin tedbiren durdurularak iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı kurumun davacı hakkında tesis ettiği 12.01.2010 tarih 551978 sayılı sözleşmenin feshine ve cezai şarta ilişkin işlemin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan cezai işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2009 eczane protokolünün 6.3.3. maddesinde “Eczanenin Kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde; reçete bedelinin 5katı tutarında cezai şart uygulanarak, eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçetebedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ilesözleşme yapılmaz.” hükmü, 6.3.16. maddesinde “Eczanede bulunduğu tespit edilen sağlıkkarnelerinin kullanılarak Kurumun zarara
uğratıldığının tespiti halinde Kurumun uğradığı zararın 10 katı tutarında cezai şartuygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 (iki) yıl süre ile sözleşme yapılmaz6.3.24. maddesinde ”Eczaneler, kendilerine hasta gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursaolsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum vekuruluşları ve üçüncü şahıslarla kuryeşirketleri ile açık veya gizli işbirliği yapamaz, simsar kurye elemanı ve benzeri yönlendiricipersonel bulunduramaz, reçete toplama ve yönlendirme yapamaz …” hükmü, 6.9. maddesinde ise; “Eczacı tarafından, bu protokolün (6.3) numaralı maddesinde belirtilen fiillerden fesihgerektiren birden fazla farklı fiilin aynı fatura döneminde tespiti halinde yeniden sözleşmeyapılması için bekleme sürelerinden uzun olan süre uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamından davaya konu cezai işlemin, davalı kuruma yapılan şikayet üzerine davalı kurum görevlilerince gerçekleştirildiği, cezanın beyanlarına başvurulan hastaların beyanları üzerine tesis edildiği ve 2009 eczane protokolünün 6.9. maddesine istinaden kesildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından yapılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınan hastaların birçoğu, muayne ve ilaç almak için Tarsus’a hiç gitmediklerini, ilaç yazan doktoru tanımadıklarını, reçetede yazan ilaçları almadıklarını, reçetede yazan yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir. Mahkemece bu bağlamda yalnızca davacının gösterdiği tanıkların beyanları yeterli görülerek, soruşturmada ifadesi alınan tüm tanıklar dinlenilmeden, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ise de, soruşturma kapsamında ifadesi alınan diğer tanıkların ilaçları yazdırmadıkları gibi almadıklarına yönelik beyanları nedeniyle bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurması doğru görülmemiştir. Uyuşmazlık maddi vakıaya ilişkin olmakla tanık dinlenmesi mümkündür. O halde mahkemece,soruşturma kapsamında dinlenen ve özellikle ilaçları almadıklarını beyan eden davalının dilekçesinde ismini belirtiği tanıkların dinlenerek, gerektiğinde soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerindeki çelişkiler giderilmek suretiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.