Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/7980 E. 2015/37159 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7980
KARAR NO : 2015/37159
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince davalı tarafça yapımı üstlenilen inşaatın yapı denetim hizmetini yükümlendiklerini, edimlerini tümüyle ifa etmelerine rağmen hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek asıl alacak miktarı olan 123.051,84 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 114.868,03 TL asıl alacağın takip tarihi olan 25.10.2013’ten itibaren avans faizi ile tahsili yönünde takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava yapı denetim sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sözleşme gereğince üzerine düşen edimlerin tamamını ifa ettiğini, ancak davalının gereken ödemeleri yapmaması nedeniyle işin tamamlanmış olmasına rağmen sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, ücretin tamamına hak kazandığını ileri sürmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesinde de bu husus doğrulanmıştır. Bu nedenle ödenmesi gereken ücretin hesabında davalının kusuru nedeniyle tamamlanamayan evrak işlemleri ile ilgili olarak son %5 lik kısım hesaba katılmamış olup, mahkemece bu rapora dayalı olarak 114.868, 03 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Bu halde mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sözleşmenin davacı tarafça tümden ifa edildiği gözetilerek tespit olunacak bu bedelden ödemelerin mahsubu suretiyle bulunacak asıl alacak miktarına takipten önce davacı tarafça keşide edilen usule uygun ihtarname gereğince temerrüt tarihi olan 1.9.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalı iken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bent kapsamı dışında kalan itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.