YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8073
KARAR NO : 2015/9003
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı taşıt kredisi nedeni ile kendisinden haksız yere 2.137,69 TL kesinti yapıldığını, bu kesintinin iadesi için Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Tüketici Hakem Heyeti kararının lehine sonuçlanması üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, yapılan 2.137,69 TL kesintinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının iadesini talep ettiği bedelin, faiz düşürülmesi için bankaya verilen peşin komisyon olduğu, bu işlem sonucunda tüketici davacı lehine geri ödeme tutarında toplam 1.035,44 TL indirim yapıldığı, alınan masrafın tüketici lehine olduğu, bu bedelin tüketiciye iadesi halinde davacı tüketicinin banka aleyhine sebepsiz zenginleşeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda davacı, çektiği taşıt kredisi nedeniyle kendisinden tahsil edilen faiz düşüm komisyonu masrafının tahsilini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz düşüm komisyonunun konut kredilerinin refinansman masrafı gibi düşünülmemesi gerektiği, faiz düşüm katkı payının, mevcut piyasa şartlarında faiz ortalaması belli iken tüketiciye bu ortalamanın altında bir faiz ile yeni bir kredi tahsis edilmesi anlamını taşıdığı, bu nedenle tüketici lehine bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacı tüketicinin talep ettiği bedelin faiz düşüm komisyonu olup, bu işlem sonucunda tüketici davacı lehine geri ödeme tutarında indirim yapıldığı, alınan masrafın tüketici lehine olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, faiz düşüm komisyonunun zorunlu, makul ve belgeli masraf olduğu davalı banka tarafından belgelendirilmemiştir. Davalı banka tarafından komisyon masrafı alınmadığı belirtilse dahi, faiz dışında alınan her türlü masrafın banka tarafından belgelendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, davalı banka tarafından belgelendirilemeyen masraf tutarının davacı tüketiciye iadesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 23.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.