Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/8772 E. 2015/35516 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8772
KARAR NO : 2015/35516
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile hayvan ticareti yaptıklarını aralarındaki bu faaliyetten dolayı davalının değişik ödeme tarihli 30.000.00TL, 35.000.00TL ve 4.000 TL bedelli senetleri verdiğini, daha sonra bu senetleri avukatın bürosunda elinden alarak kaçtığını, bu olay nedeniyle davalının … Ceza Mahkemesinin . .sayılı dosyasında yargılandığını ve ceza aldığını, davalı hakkında icra takibi yaptıklarını fakat davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra davasını 11.09.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak davası olarak ıslah etmiş ve alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında protokoller yaptıklarını bu davada talep edilen borcun hangi ilişkiden kaynaklandığının belirli olmadığını, davacının protokollere dayalı olarak talepte bulunmadığını, aynı takiple ilgili olarak… Mahkemesinin 2.. dosyasında itirazın kaldırılması davası açıldığını ancak davanın ret edildiğini belirterek haksız davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bonoların zamanaşımına uğradığı ve davacının temel ilişkiyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce, her ne kadar ceza davası zamanaşımına uğrayarak düşmüş ise de maddi vakıanın ilgili mahkeme kararında tespit edilip kuvvetli delil haline geldiği anlaşıldığından mahkemece bu doğrultuda araştırma ve inceleme yapılarak davacının alacağına ilişkin hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra bu kez davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aralarındaki iş ilişkisi sebebiyle davalının protokoller haricinde kendisine 3 adet bono verdiğini ancak davalının vadesinde ödeme yapmadığını ve bonoları elinden alarak kaçtığını, imha ettiğini, alacağın tahsili için takip yapıldığını fakat davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirtmiş ve itirazın iptali ile takibin devamını istemiş; davacı daha sonra ıslah dilekçesiyle davasını alacak davasına dönüştürmüştür. Davalı ise davanın reddini dilemiş ancak mahkeme, ceza davasında kabul edilen maddi vakıayı değerlendirilerek, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dosya arasında bulunan 23.11.2009 tarihli “Anlaşma Protokolü” ile tarafların, aralarındaki tüm devam etmekte olan davalardan vazgeçeceklerini kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Mevcut bu protokol altındaki imzalara da itiraz olmadığına göre, mahkemece, işbu protokolün değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.179,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.