YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8829
KARAR NO : 2015/22549
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
… mirasçıları 1-… …, 2-Saime Benlier vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/12/2013 tarih ve 2003/982-2013/863 sayılı hükmün Dairenin 23/01/2015 tarih ve 2014/10350-2015/1140 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, eczane sahibi olduğunu, davalı kurumun sahte reçeteler kullanılarak ilaç bedellerinin kuruma fatura edilmesi gerekçesi ile aralarındaki protokolün 7 yıl süre ile feshine ve cezai işlem uygulanmasına karar verdiğini ancak eczane olarak kasten sahte reçete düzenlemek veya kullanmak gibi bir eylemlerinin bulunmadığını ileri sürerek, fesih ve cezai işlem kararının iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce kararın onanmasına karar verilmiş, bu sefer davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı eldeki davası ile,taraflar arasında bulunan 2003 tarihli protokol hükümlerinin 5. bölüm 1. bendinin r fıkrası kapsamında uygulanan fesih işleminin iptali için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece,teftiş kurulu raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu ve ceza dosyasının zamanaşımı nedeni ile düşmesinin hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, ceza yargılamasında alınan raporlarda bahsi geçen reçetelerin iğfal kabiliyetine haiz olduğu ve reçetedeki imzaların davacı eczacıya ait olmadığı, eczacının reçete muhteviyatındaki imzaların doktora ait olup olmayacağını bilemeyeceği tespit edilmiştir.Ceza mahkemesince başlangıçta resmi belgede sahtecilikten beraat ve dolandırıcılıktan mahkumiyete dair verilen karar sanık olan davacı lehine yargıtayca bozulmuş ancak bozma sonrası dosya zamanaşımına uğramakla düşmek sureti ile kesinleşmiştir. Yine Hukuk yargılamasında alınan bilirkişi raporunda da, davacının iğfal kabiliyetine haiz reçeteleri düzenlemediği, imzalamadığı, olağan tüm şekli konrol yapılarak ilaçların ilgiliye verildiği, sahteciliği bilmediği bilebilecek durumda olmadığı, aynı reçetelerle başka eczaneye gidilse idi yine aynı kurum zararının oluşabileceği belirtilerk feshin haksız olduğu görüşü bildirilmiştir. Tüm bu veriler ışığında, davacının fesih ve cezai işleme konu reçetelerden kaynaklı protokole aykırı bir eylemi olmadığı anlaşılmış olup, mahkemece bu yönler gözardı edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Dairemizce bu husus gözden kaçırılarak temyiz edilen hükmün onanadığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemize ait 23/01/2015 günlü, 2014/10350 E. 2015/1140 K. sayılı “ onama ” kararının kaldırımasına ve hükmün yazılı gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemize ait 23/01/2015 günlü, 2014/10350 E. 2015/1140 K. sayılı “ onama ” kararının kaldırımasına ve hükmün yazılı gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde iadesine, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.