Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/9029 E. 2015/8350 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9029
KARAR NO : 2015/8350
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından komisyon, dosya masrafı ve yapılandırma ücreti adı altında 3.232,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintinin, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.865,73 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendisinden haksız yere 3.232,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.865,73 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, reddedilen kısma ilişkin davalı lehine vekâlet ücreti konusunda bir karar verilmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre;“1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Buna göre; reddedilen 366,27 TL lik kısım için yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 366,27 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına 6. bent olarak “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 366,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.