Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/11663 E. 2016/12817 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11663
KARAR NO : 2016/12817
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine yapılandırdığını, kredi kullanımı ve yapılandırma sırasında kendisinden haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek 3.451,00 TL’nin kesinti tarihlerinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 3.451,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Karar başlığında dava tarihi 10.03.2015 olması gerekirken dava tarihinin 09.11.2015 yazılmış olmasının maddi hataya dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilir olduğunun anlaşılmasına göre; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut kredisi sözleşmesi nedeniyle davacıdan haksız olarak alınan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 3.361,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işkeyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiş, bilirkişi raporundan sonra alacağını ıslah ile 90 TL artırarak bu tutarın ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Hemen belirtilmelidir ki 6100 sayılı HMK.nun 26/1. maddesi gereğince hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Anılan yasal düzenleme ışığında somut olaya bakıldığında, mahkemece davacının talebine uygun olarak asıl alacak ile birlikte dava tarihi ve ıslah tarihi dikkate alınarak faiz yönünden de bir karar verilmesi gerekirken talebi dikkate alınmaksızın yalnızca asıl alacağa hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün 1.fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine ”Davanın kabülu ile davacıdan haksız olarak kesilen toplam 3451 TL nin 3.361,00 TL’sine dava tarihi olan 10.03.2015 tarihinden, 90 TL ‘sine ise ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine”, ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan 58,94 TL harcın davalıya iadesine, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.