YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13034
KARAR NO : 2016/14755
KARAR TARİHİ : 09.06.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’in 10.11.1998 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini bildirerek işleyen faiz ve ferileri ile 45.263 TL alacağının faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 64.847,70 TL.nin faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’in davacı bankadan tüketici kredisi kullandığı, diğerlerini de müştereken ve müteselsilen kefil oldukları, kredinin geri ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı …, davacı bankanın çalışanlarının da iştirak ettiği büyük çaptaki nitelikli dolandırıcılığın gerçekleştiğini, kendi isim ve imzalarının kullanılarak kredi verilmiş gibi gösterildiğini, bu hususta Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın derdest olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bahsedilen … 3.Ağır Ceza mahkemesinin 2004/360 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; dava dışı şirketin yönlendirmesi ile davacı bankadan tüketici kredisi kullandırıldığı ve kredi tutarının dava dışı şirket tarafından kullanıldığı, kredi alınmasındaki asıl amacın dava dışı firmaya finansman sağlanması olduğu, esasen dava dışı pek çok firma çalışanına aynı şekilde kredi kullandırıldığı, firmanın da şahsi ve ayni teminat verdiği sonuçta kredinin geri ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacı bankanın izah edilen yöntemle dava dışı firmaya kullandırdığı kredilerin geri ödenmemesi üzerine bankanın yetkili müdürlerince sahte kimlik bilgisi ve üçüncü kişinin katılımı ile mevduat hesabı açılarak, başka bir müşterinin hesabından para aktarılıp işletilerek elde edilen paranın dava dışı firma hesabına havale edildiği, bilahare dava dışı firma hesabından ya da hayali yaratılan hesaptan esasen banka kaynakları kullanılmak suretiyle, kredi ödenmiş gibi gösterilerek 15.6.1999 tarihli ibranamenin düzenlendiği ve rehinlerin kaldırıldığı, banka görevlilerinin ceza mahkemesinde yargılandığı ve sahtecilik suçundan mahkum oldukları, sözkonusu ibranamenin de gerçek olmadığı, hayali hesaptan ödeme üzerine düzenlendiği eldeki dava dosyası içeriği ile kesinleşen emsal dava dosyaları içeriklerinden açıkça anlaşılmaktadır. (… 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320-2009/201 esas ve karar sayılı ilamı, Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/24-2003/549 esas ve karar sayılı ilamı, Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/638-2002/176 esas ve karar sayılı ilamı ve davalı firma çalışanları hakkında açılan diğer emsal dava dosyaları)
Mahkemece, davalıların dava konusu kredinin temini ve alınmasında hukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığı, ceza mahkemesi kararı ve içeriğindeki maddi vakıalar yönünden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. Bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.