Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/1464 E. 2016/11958 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1464
KARAR NO : 2016/11958
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı…. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …. ile gayrimenkul pay ortaklığı sözleşmesi yaparak 90.000 TL bedel karşılığı daire teslimi yönünde anlaşma yaptığını, diğer davalıların davalı … ile yaptıkları adi ortaklık sözleşmesine göre her ortağın dairelerin satışında kendi tüzel kişilikleri kapsamında yetkili olacağının kararlaştırılması suretiyle bu sözleşmeye diğer davalılarında onay verdiğini, davayı konu taşınmazın sözleşmeye göre süresinde tesliminin gerçekleşmediğini ileri sürerek; 90.000 TL ödenen bedelin 18.05.2012 tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek faizi ile tahsili gerektiğini ileri sürerek; şimdilik 50.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı… tarafından temyiz edilmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava, müteahhit olan davalı şirketler ile davacı arasında yapılan daire satım ve yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde satış sözleşmesi bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, işin esasına girilip sonucuna göre bir kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davalı… ….’ye iadesine, 02/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.