Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/14989 E. 2016/19639 K. 27.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14989
KARAR NO : 2016/19639
KARAR TARİHİ : 27.10.2016

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 12/10/2014 tarihinde İD 05933 no’lu 15.139,00-TL bedelli devre mülk satış sözleşmesi ve senetleri imzaladığını, 400,00-TL’sini kredi kartı ile ödediğini, geriye kalan kısmını taksitlendirdiğini, devre mülkün tesliminin yapılmadığını, sözleşme imzalandıktan sonra 20/10/2014 tarihinde Mersin 4.Noterliğinin 28763 yevmiye numarası ile cayma bildiriminde bulunduğunu, 12/10/2014 tarih İD 05933 Sayılı sözleşmenin iptalini, sözleşme sebebi imzalanan senetlerin iptalini, 400,00-TL’nin yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.
Davalı, cevap vermemiş, duruşmada davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın KABÜLÜ ile; Taraflar arasında imzalanan 12/10/2014 tarih İD 05933 Sayılı devremülk satış vaadi sözleşmesinin iptaline, 400,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Sözleşmeye bağlı olarak düzenlenen 14.739,00-TL bedelli borç senetlerinin iptali ile davacının bu senetler bakımından davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, karar verilmiş; hükmün davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 12.10.2014 tarihli İD 05933 no lu devremülk satış sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve imzaladığı senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflar arasında 12/10/2014 tarihinde devremülk satış vaadi sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşme içeriğinden söz konusu sözleşmenin devre tatil satış sözleşmesi olduğu, cayma hakkına ilişkin sürenin tatil hakkı kullanıldıktan sonra işlemeye başlayacak ve bu süre içerisinde sözleşmenin askıda olduğu, davacının sözleşme tanzim edildikten sonra hizmetin ifasından önce her zaman cayma hakkını kullanabileceği, kapıdan satışlara ilişkin uygulama usul ve esaslara ilişkin yönetmeliğin 6. Maddesine göre satıcı veya sağlayıcı sözleşmeyi tüketicinin imzalamayı ve sözleşme tarihi ile “sözleşmenin bir nüshasını elden aldım ve 7 gün içinde satıştan vazgeçme hakkının olduğu konusunda bilgilendirildim” ibaresini tüketicinin el yazısı ile yazması gerektiği, böyle bir ibarenin yazılı olmadığı ve süresinde cayma hakkının kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki taraflar arasında imzalanan devremülk satış sözleşmesinin “sözleşmenin konusu” başlıklı 2. maddesinde ‘İş bu sözleşmenin konusu; satıcı mülkiyetindeki Hatay İli, Erzin İlçesi, Dümbürdek Mevkii, 363 Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilmekte olan “ERZİN UMAR SAĞLIK TERMAL MERKEZİ” isimli tesiste yer alan ve ayrıntıları aşağıda belirtilen, mesken olarak kullanıma tahsisli olan bağımsız bölümlerin devremülk olarak satışı ile tapu devrinin şartları ve şeklinin düzenlenmesidir.’ şeklinde ifade edilen hükümle taraflar arasında devremülk satış sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu sözleşmenin resmi şekil şartına tabi olduğu ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerini iade edecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken az yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının gerekçesi yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.