Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/19198 E. 2019/6986 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19198
KARAR NO : 2019/6986
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının banka hesabına borç olarak 07.04.2011 tarihinde 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL para gönderdiğini, gönderdiğini paranın kendisine geri ödenmediğini ileri sürerek toplamda 13.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının parayı aldığını, bankadan çektiğini kabul ettiği, paranın nereye harcandığının resmi bir belge ile belli olmadığı, davacının, davalıya borcunu ödediği savunulmadığına göre veya bağıştan söz edilmediğine göre, paranın borç olarak gönderildiğinin kabul edildiği, esasen, para şirket için gönderilse bile, şirket kayıt ve belgelerinde nereye kullanıldığı gösterilmediğine göre, resmi kayıtlarda yer almadığına göre, para davalının aktifinde sebepsiz bir zenginleşme yarattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 102. maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır“ hükmü düzenlenmiştir. Davacının davasına dayanak yaptığı banka makbuzunda IP TV için havale açıklamasının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı davaya süresinde cevap vermeyerek davacının iddilarının tamamını inkar etmiştir. Bu haliyle gönderilen paranın borç olarak gönderildiğini ispat yükü davacıya aittir. O halde mahkemece, bu husus gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.