YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19251
KARAR NO : 2019/7728
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya havale yolu ile borç olarak gönderdiği 18.000,00 TL’nin tarafına ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2014/709 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalının … İcra Müdürlüğünün 2014/709 esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya karz ilişkisine dayalı olarak borç para verdiğini ve geri ödenmediğini ileri sürerek, verdiği paranın davalıdan tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini, yirmi üç kişi ortak kullandıkları bir arazinin davacıya devredildiğini ve bu arazinin istimlak edildiğini, davacı tarafından gönderilen paranın istimlak sonucu davacıya ödenen paradan kendi hissesine düşen para olduğunu, banka havalesinde de borç olduğuna dair bir açıklama bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı tarafından, kamulaştırma bedelinden kendi hissesine düşen paranın gönderildiği iddia edildiği, dolayısıyla ödemenin aksini söyleyen davalının bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. Davacı taraf, davaya konu paranın borç olarak verildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, davalı savunmasını ispat ile yükümlü olmayacaktır.Ayrıca, davacı, davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuş ise de yemin deliline de dayanmamıştır. O halde, mahkemece, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu gözetilerek ve tarafların sundukları deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mevcut olayda ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.