Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/19813 E. 2019/7552 K. 20.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19813
KARAR NO : 2019/7552
KARAR TARİHİ : 20.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki cezai işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı kurum ile aralarında 2007 yılından beri Özel Sağlık Hizmet Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme süresince davalı kurum tarafından asılsız ve dayanaksız iddialar ile her bir işlem için 15.000 TL olmak üzere toplam 45.000 TL tutarında cezai işlem uygulandığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere sigortalılardan sözleşmede belirlenen haller dışında hiçbir ücret tahsil edilmediğini, kendilerine başvuran hastaların alınan ücretlerle ilgili bilgilendirildiğini, davalı kurum tarafından uygulanan cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı kuruma 45.000 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davalı kurum tarafından davacıya, 2009 Yılı Sağlık Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi kapsamında uygulanan cezai şart borcunun bulunmadığı tespitine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 2009 yılı Sağlık Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi’nin 3.1.3.1 ve 5.1.11. maddeleri kapsamında sağlık hizmeti almak için davacıya başvuran hastalardan ilave ücret alındığının sabit olması nedeniyle uygulanan cezai işlemlerin sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2009 ve sonrasında imzalanan sözleşme hükümleri değerlendirilmemiştir. Bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınması mümkün değildir. O halde, 2009 ve sonrasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak, alanlarında uzman yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile taraf ve yargı denetimine esas bilirkişi raporunun tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.