YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20956
KARAR NO : 2016/17932
KARAR TARİHİ : 11.10.2016
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 24/02/2016 tarih ve 2015/684-2016/160 sayılı hükmün Dairenin 03/05/2016 tarih ve 2016/10735-2016/12191 sayılı ilamıyla dilekçenin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan kesinti tutarından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usülden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davacının miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Yargıtay 13.HD’nin kararı üzerine davacı karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 440/III-1 maddesindeki karar düzeltme ile ilgili parasal sınır 6.000.000.000 TL’ye 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 13.404.00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından karar düzeltme istenen bölüm karar tarihi itibariyle 13.404,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 440.maddesi gereğince davacının karar düzeltme hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan dava dosyası ile ilgili olarak verilen karara ilişkin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 11/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.