Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/23463 E. 2019/4460 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23463
KARAR NO : 2019/4460
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

…..

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı ile arasında 25/05/2014 tarihli “Gayrimenkul Görme ve Tellallık Sözleşmesi” akdedildiğini ve buna göre davalıya hizmet verildiğini ancak davalının hizmet bedelini ödemediğini, başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 25/05/2014 tarihli “Gayrimenkul Görme ve Tellallık Sözleşmesi”ne binaen hizmet bedeli alacağını istemiş; davalı, davacı emlakçının salt yer göstermesinin ücrete hak kazanmak için yeterli olamayacağını, sözleşmeye konu yerin, fiyat olarak davacının belirttiği rakamdan daha düşük bir bedel belirttiği için başka bir emlakçı vasıtasıyla alındığını, komisyon bedelini de bu emlakçıya ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiş; mahkemece ise, taraflar arasında “Gayrimenkul Görme ve Tellalık Sözleşmesi” olarak düzenlenen belgenin simsarlık sözleşmesi olarak geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, uyuşmazlığa konu 25/05/2014 tarihli “Gayrimenkul Görme ve Tellallık Sözleşmesi” ve altındaki imza davalı tarafından inkar edilmemiş; sözleşmeye konu taşınmaz da davalı tarafından 05.06.2014 tarihinde satın alınmıştır. O halde, mahkemenin değerlendirmesinin aksine, bahse konu sözleşme geçerli kabul edilip, Türk Borçlar Kanunu’nun 520. maddesindeki koşulların da ele alınıp değerlendirilmesi suretiyle, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hükmün temyize gelen davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……