Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/241 E. 2016/3988 K. 11.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/241
KARAR NO : 2016/3988
KARAR TARİHİ : 11.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murisleri Sadık Başar ile davalı … arasında Fethiye 2. Noterliğinde 03/04/2000 tarih ve 05220 yevmiye sayılı Satış Vaadinin Temliki Sözleşmesi imzalandığını, temlik sözleşmesinin imzalandığı tarihte tarafların kendi aralarında harici yazılı bir sözleşme daha yaptıklarını, bu sözleşmeden satış vaadinin temliki sözleşmesinde gerçek amacın taşınmaz satışı olmadığının, borcun teminatı olarak yapıldığının anlaşıldığını ve bu şekilde taraf muvazaasının yazılı belge ile kanıtlandığını, ayrıca taşınmazın satış vaadinin temliki sözleşmesindeki değeri ile gerçek değeri arasında da açık nispetsizlik olduğunu ileri sürerek, satış vaadinin temliki sözleşmesinin zamanaşımı, taraf muvaazası, gerçek amacın taşınmaz satışı olmayıp bir borcun teminatı olarak yapıldığının tespiti ile taşınmazın gerçek değeri ile satış vaadinin temliki sözleşmesindeki değer arasındaki açık nispetsizlik nedenleriyle sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tespit talebinin kabulü ile, taraflar arasındaki Fethiye 2. Noterliği’nin 03/04/2000 tarih ve 05220 yevmiye nolu satış vaadinin temliki sözleşmesinin borç paranın teminatı olarak yapıldığının tespitine, davacı tarafın sözleşmenin iptaline yönelik talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, murisi ile davalı arasındaki 03/04/2000 tarihli Satış Vaadinin Temliki Sözleşmesi’nin zamanaşımı, taraf muvaazası, gerçek amacın taşınmaz satışı olmayıp bir borcun teminatı olarak yapıldığının tespiti ile sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiş; mahkeme ise davacının tespit talebinin kabulü ile, satış vaadinin temliki sözleşmesinin borç paranın teminatı olarak yapıldığının tespitine, ancak davacı tarafın sözleşmenin iptaline yönelik talebinin reddine, karar vermiştir. Mahkemece, davacının, sözleşmenin borç paranın teminatı olarak yapıldığının tespitine karar verildikten sonra, sözleşmenin feshi talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 171,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.