Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/26372 E. 2019/2981 K. 06.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26372
KARAR NO : 2019/2981
KARAR TARİHİ : 06.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların murisi …’in bankaya tüketici kredisinden dolayı borçlu olduğunu, …’in vefatından sonra borç ödenmediğinden davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların itirazlarında muris …’e … Emeklilik ve Hayat A.Ş. tarafından hayat sigortası yaptırıldığını ve murisin bu sigorta teminatının kapsam tarihlerinin içinde vefat ettiğini, bu durumun bankaya bildirilmesine rağmen kendileri aleyhine takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiği, oysaki bankanın öncelikle itiraza konu sigorta kapsamında kredi bakiye borcunu tahsil etmeye çalışmışsa da sigorta firmasınca murisin sigortayı yaptırmadan öncede hasta olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle teminat dışı kaldığından bahisle ilgili sigorta firmasından herhangi bir ödemenin alınamadığını ileri sürerek; davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/2. maddesine göre; “Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli 492 Sayılı Harçlar Kanunununda düzenlenen harçlardan muaftır.” Buna göre, davalı tüketicilerin harçtan muaf tutulması gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilirken karar ve ilam harcının da davalılardan tahsiline hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu bendi hükümden çıkartılarak yerine “Davalılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın kararın kesinleşmesinden sonra istem halinde davacıya iadesine,” cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.