YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/485
KARAR NO : 2016/6160
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından komisyon, dosya masrafı ve yapılandırma ücreti adı altında 3.047,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yapılan haksız bu kesintinin, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davacı eldeki dava ile davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi nedeniyle kendisinden farklı isimler altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemekte olup, dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda dosya içindeki davalı banka yazılarından, krediye ilişkin yapılandırma yapılmadığı, 600,00 TL peşin tahsilat, 500,00 TL komisyon, 309,75 TL ekspertiz, 122,00 TL konut MKD, 71,00 TL hayat sigortası, 203,00 TL DASK ücreti olmak üzere toplamda 1.805,75 TL ücret alındığı anlaşılmakta ise de mahkemece davacı tarafından ibraz edilen 1.842 TL ve 205,00 TL tahsil fişleri ile dekontu sunulamayan 1.000,00 TL yapılandırma masrafı alındığına ilişkin beyana itibar edilerek 3.047,00 TL masrafın iadesine ilişkin hüküm kurulmuştur. Görevlendirilen bilirkişinin bankadan sorulmasını istediği 18.11.2009 tarihinde yapılandırma yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından ibraz edilen 1.842,00 TL ve 205,00 TL tahsil fişlerinin kredi tahsilat kesintilerine ilişkin olup olmadığı, ekspertiz ücreti alınıp alınmadığı ve faturasının bulunup bulunmadığı, ipotek ücreti ve tarihi gibi yanıt bekleyen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmadan eksik ve taraf iddialarını karşılamayan çelişkili bir hüküm kurulmuştur. Hangi miktar kredi için ne kadar kesinti yapıldığı zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarının nelerden ibaret olduğu karar yerinde taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açıklanmadığı gibi rapor düzenlemeyen ve soruları yanıtlanmadığı için inceleme yapmayan bilirkişiye de 200,00 TL ücret takdir edilmiştir.
Hal böyle olunca Mahkemece yeniden uzman bilirkişi marifetiyle çelişkileri giderecek açıklamalı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 208,14 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.