Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/5062 E. 2016/11431 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5062
KARAR NO : 2016/11431
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili eldeki dava ile müvekkillerinin murislerinin maliki bulunduğu… İli … İlçesi … Köyü içerisindeki … adet zeytin ağacı bulunan taşınmazlarını, davalıların murisine 20.11.1979 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile sonradan belirlenecek tam satış bedeline mahsuben 150.000,00 TL bedel mukabili satmayı taahhüt ettiklerini, söz konusu taşınmazlardan kadastro geçip kesinleştikten ve metrekaresi belli olduktan sonra taşınmazın satış bedeli bakiyesinin metrekare birim fiyatı 30 TL’den hesaplanarak satıcılara ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 32.630 m2 olan alan için 150.000,00 TL dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını, 30 TL’nin kadastro geçtikten sonra aynı şekilde kalmasının mümkün olmadığını, davalıların kadastro mahkemesinde açtıkları cebri tescil davasının da lehlerine sonuçlandığını, hesaplamanın dava tarihine göre yapılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece alacak miktarının 54.154,80 TL olduğunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak 7.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacılar, …. Noterliğince düzenlenen 20.11.1979 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunmuşlardır. Hukuken geçerli olan sözleşmenin 2. sayfasında yer alan 1 numaralı bentte; “…içinde 50 adet zeytini havi gayrimenkulü bütün hukuk ve vecaibi ile alıcısı mecliste hazır bulunan, Sadullah Demir’e satmayı vaad ve taahhüt ederek bedeline mahsuben kendisinden 150.000 TL aldığını beyan etmişlerdir” hükmünün; 3. sayfada yer alan 3 numaralı bentte ise; “vaade konu gayrimenkulün henüz metrekare olarak dönüm miktarı belli değildir, mezkur yerden kadastro geçtikten ve bu yerin kesin olarak metrekaresi, dönümü meydana çıktıktan sonra satmayı vaad edenler ya tapudan veya noterden anılan yeri metrekaresi 30 liradan satmayı vaadi kabul eden de metre karesi 30 liradan satın almayı karşılıklı olarak kabul ve taahhüt ederler” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 20.11.1979 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapıldığı için taraflarını bağlayan, hukuken geçerli bir sözleşmedir. Taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurur. Hal böyle olunca tarafların murisleri arasında kararlaştırılan ve yukarıda sözü edilen sözleşme hükmü uyarınca; davaya konu alanın metre karesinin sözleşmede belirtildiği şekilde 30 liradan hesaplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; Mahkemece; geçersiz sözleşmelerde uygulama alanı bulan denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek hazırlanan 19.02.2014 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan 128,10 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.