YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8697
KARAR NO : 2016/14361
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının inşa ettiği .. Konutlarından satın aldığı dairenin 2008 yılı kasım ayında teslim edildiğini, teslim edilen dairede çeşitli ayıplar olduğunu, …ne yaptığı şikâyetin haklı bulunarak %5 ayıp oranına tekabül eden 4.577,05 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini; ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirlenen %5 ayıp oranına tekabül eden 4.577,05 TL’nin veya dairedeki eksikliklerin belirlenerek bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, muayene ve ihbar külfetinin süresinde yerine getirilmediğini, dava dilekçesindeki bir takım şikâyetlerin kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, gizli ayıplar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıdan satın alınan dairenin ayıplı bulunması nedeni ile ayıp giderim bedelinin tahsiline ilişkindir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan Türk Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 223. maddesi uygulanacaktır. Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre,” Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa bu durumu da hemen satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. TBK’nun 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Hemen belirtmek gerekir ki eksik iş, yapılması gerektiği halde yapılmayan işleri, ayıplı iş ise eserde olması gereken vasıfla fiilen mevcut olan arasındaki farkları ifade eder. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik işler yönünden ihbarda bulunmasına ya da ihtirazı kayıt koymasına gerek yoktur İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü sadece ayıplı işler içindir. 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki eksiklik nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacı ile sözleşmenin 27/11/2007 tarihinde düzenlendiği, konutun 04/11/2008 tarihinde teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 21.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, gizli ayıpların en az bir ay ila en çok 24 ayda fark edilebileceği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, konutun tesliminden (04/11/2008) itibaren uzunca bir süre sonra (14.01.2013) dava açılmış olması ve gizli ayıba ilişkin ihbarın süresinde yapılmadığının anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 58,95 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.