YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9413
KARAR NO : 2016/12514
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kredi kullandığını, kredi kullanırken kendisinden tahsil edilen dosya masrafı, ekspertiz ücreti ile yapılandırma ücreti kesildiğini, yapılan bu kesintilerin haksız olduğunu, tahsili için davalı hakkında icra takibinde bulunduğunu, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmisini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, davalının 9 İcra Müdürlüğünün 2014/33174 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 7489.77 TL üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatı olan 1029.75 TL’nin davalıdan tahsiline, asıl alacak miktarı olan 5148.77 TL’na takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faizi yürütülmesine, karar verilmiş hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, kullandığı krediler nedeniyle kendisinden haksız yere kesilen 5.148,77 TL asıl alacak ile 27.538,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.725,42 TL alacağın tahsili için icra takibinde bulunmuş, davalının takibe vaki itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 7.489,77 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı takip tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla davacının işlemiş faizi talep etmesine olanak yoktur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek talep edilen işlemiş faizin reddine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Birinci bentde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazların reddine, ikinci bentde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.