Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2018/495 E. 2020/4749 K. 15.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/495
KARAR NO : 2020/4749
KARAR TARİHİ : 15.06.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/761 esas 2017/508 karar sayılı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/966-2017/1043 karar sayılı kararının süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 4/12/2015 tarihli dava dilekçesinde, kendisi adına kayıtlı iken 31/1/2013 tarihinde davalıya satış yolu ile devrettiği … ili, … ilçesi, … köyü, 148 ada 5 parsel sayılı taşınmazın satış bedelini eksik ödeyen davalının, 21/2/2013 tarihli düzenleme şeklinde taahhütname ile taşınmazın üçüncü bir kişiye satışı halinde satış bedelinin % 30’una tekabül eden kısmını ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak aradan makul bir süre geçmiş olmasına rağmen davalının borcunu ödememek için kötü niyetli olarak evin satışını gerçekleştirmediğini belirterek, taşınmazın rayiç bedelinin % 30’unun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, ‘taraflar arasında şarta bağlı borç bulunduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 175. maddesinde, taraflardan birinin koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olması halinde, koşulun gerçekleşmiş sayıldığının düzenlendiği, taşınmazın davalı tarafından satın alındığı 31/1/2013 tarihinden bu yana borcun ödenmediği, borcun ödenmesi her ne kadar evin satılması şartına bağlı ise de, taşınmazın üçüncü kişilere serbest piyasa fiyatlarında satışının mümkün olduğunun ve aynı bölgede başkaca taşınmazların satıldığının gayrimenkul değerlendirme uzmanı ve emlakçı bilirkişinden alınan 10/4/2017 tarihli ek rapor ile tespit edildiği, aradan uzunca bir süre geçmesi sebebiyle borcun ödenmesinin beklenilmesinin hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu’ gerekçeleri ile, davanın kabulüne, taşınmazın, 16/6/2016 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen, dava tarihi itibarıyla rayiç bedelinin % 30’una tekabül eden 82.323 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalının istinaf itirazlarını inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi kararını usûl ve yasaya uygun bulmuş ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin anılan kararı, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
SONUÇ: Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.217,61 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 15/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.