YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1122
KARAR NO : 2019/5478
KARAR TARİHİ : 29.04.2019
… vekili avukat … …… ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında ….. 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 13/12/2016 tarih ve 2016/830-2016/1316 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı ile 15.06.2011 tarihinde simsarlık sözleşmesi gereğince davalıya ait taşınmazın satışına aracılık yapma yetkisinin kendisine verildiğini, alıcı ile davalıyı bir araya getirdiğini ve taraflar arasında gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, ancak sonradan davalının satıştan vazgeçtiğini, sözleşme gereğince ödenmesi gereken ücretinin ödenmediğini, 4.260,00 TL komisyon ücreti ile 252,00 TL ilan bedeli olmak üzere toplam 4.512,00 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki itirazının 3.993,90 TL yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyize konu edilen alacak miktarı 518,10 TL olup, karar tarihi (13.12.2016 itibariyle 2.190,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……